Pts. Eki 21st, 2019

Börü 5. Bölüm Sorgu Sahnesi

2 min read

Bu sahnenin önemi bizler için büyüktü. Yazarken finale yaklaştıkça bir çok karakter dinamiğinin, ve “yay”ının (yani karakterin öykünün başından sonra değişimi) belirtilmesi gerekiyordu. Hem konuk oyuncumuz Jeff Burrell, hem de 3 kritik karakter Kemal, Turan ve Asena’nın ruh hallerini yansıtmamız lazımdı. Şimdi biraz dobra detaya girelim. Hakiki takipçilerim merak eder. Kemal neyi temsil ediyor? Kemal zekayı temsil ediyor. Soğuk, analitik, bazen acımasız bir zeka. Peki ya Turan? Turan içgüdüyü temsil ediyor. Katıksız tutku ve his. Bazen bu his yüzünden yanlış yapan ama gönlü iyi yerde Türkleri. Peki ya Asena? Asena neyi temsil ediyor. Asena duygusal idealistleri temsil ediyor.

Ne olursa olsun doğruyu yapmak isteyen, bazen hepimizi kıl eden sınıfın ineği tipler vardır ya, onları. Bu üçlü seri boyunca birbiriyle çatıştı. Alegorik olarak incelerseniz, Kemal ve Asena’nın ilişkisi Zeka ve Duygunun. Turan ve Kemal, içgüdü ve zeka. Asena ve Turan, duygu ve içgüdü vs. Bu sahnenin tüm amacı, üç öğe bir araya gelmeden ülkenin yüzyüze olduğu bu büyük ve kudretli tehlikeyi alt edemeyecekleri. O yüzden idealist Asena ideallerini bir an boşveriyor. O yüzden zeka küpü Kemal, Turan’laşıp adamın ağzına sıçmaya karar veriyor. O yüzden serseri mermi Turan bir an Bilge Tonyukuk gibi dininin, kini olduğunu itiraf ediyor. Robert McKee bu sahneyi izlemez ama, eski senaryo öğretmenimin bu anlatılanları ülkenin o dönemde geçirdiği gerçekler ışığında incelemesi durumunda en azından ‘helal’ diyeceğini tahmin ediyorum.

Oyuncular da bu sahnede gerçekten kusursuz iş çıkardılar. Ahu’nun inatçı ama kırgın bakışları (dağılmış suratı, kini, ama hala doğruyu yapmak istemesi), Emir’in ne kadar boktan bir hayatı olduğunu itirafı, Murat Arkın’ın sahne boyunca Hollywood çatlatması. Elbette Jeff’in gözlerindeki kertenkele bakışıyla harika oyununu unutmayalım. Çoğu zaman senaryo içeriğini konuşmayı sevmem. Ama bu sıkıştırılmış dramatik sekansta, BÖRÜ gibi psikoloji ile de alakalı bir serinin hayranlarının, en detaylı şekilde analizi hakettiğini düşündüm. Bölümün yönetmeni Cem Özüduru, yazılı içerik ve hisle alakalı kusursuz bir iş çıkarmış.

Kendim sahneyi yönetsem çok az farklı karar verirdim. Adamın dostum olmasından öte, karakterleri de enfes şekilde tahlil ettiğinin kanıtı bu. Yönetmeninden, ışıkçısına, bu sahnedeki herkesle gurur duyuyorum. Bir yapımcı olarak daha iyisini istemezdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir